Piyasa şartları; hem siyasi konjonktür hem de yapay zekâ alanındaki hızlı gelişmeler nedeniyle ciddi bir kabuk değişimi geçiriyor. Bunun geçici bir daralma mı yoksa kalıcı bir paradigma değişimi mi olduğunu kestirmek kolay değil. Ancak net olan bir şey var: Yazılım sektörü artık eski dinamikleriyle ilerlemiyor.
“Yapay zekâ” kavramı bugün herkesin dilinde. Neredeyse teknik altyapısı olmayan kişiler dahi, bir arayüz deneyimi üzerinden kendisini bu alanda yetkin gösterebiliyor. Erişilebilirliğin artması elbette olumlu; ancak bu durum beraberinde ciddi riskler de getiriyor.
Yüzeysel bilgiyle geliştirilen projeler, birkaç ay sonra ortaya çıkan hatalarla (bug) gerçekliğe çarpıyor. Bu hataların çözümü ise temel değil, derin teknik bilgi gerektiriyor. İşte bu noktada projeler ya iptal ediliyor ya da uzun süreli bir belirsizlik sürecine giriyor. Asıl maliyet de tam burada başlıyor.
Firmaların stratejik hedeflerinden biri doğal olarak bütçe optimizasyonudur. Ancak “daha düşük bütçeyle daha fazlasını yaptırma” yaklaşımı, özellikle yazılım gibi uzmanlık gerektiren alanlarda ciddi riskler barındırır. Gerçek ihtiyaç analizi yapılmadan, teknik kapsam netleşmeden verilen kararlar, kısa vadede kazanç gibi görünse de uzun vadede kayıplara yol açabilir.
Örneğin bir projeye Y bedel biçiyorsunuz. Ardından başka bir firmanın aynı işi Y/4 fiyatına aldığını öğreniyorsunuz. Bu noktada sormanız gereken soru şudur:
Bu iş gerçekten Y/4 maliyetle yapılabilir mi?
Eğer üç farklı teklif arasında makul bir yakınlık varsa, bu piyasa gerçekliğini gösterir. Ancak dörtte bir oranında düşük bir teklif söz konusuysa, burada iki ihtimal vardır:
-
Ya ilk teklif kapsamı doğru analiz etmemiştir,
-
Ya da düşük teklif veren firma projeyi eksik anlayarak fiyatlamıştır.
Her iki durumda da risk, işi veren firma üzerindedir.
Bugün yazılım piyasasında kartlar yeniden dağıtılıyor. Fiyat istikrarsızlıkları, yapay zekâ etiketli ancak içi doldurulmamış çözümler ve agresif rekabet ortamı sektörü belirsiz bir noktaya taşıdı. Bu süreçten zarar görecek iki taraf var:
-
İşveren Firmalar,
-
Gerçek anlamda nitelikli üretim yapan yazılım şirketleri.
Zor bir döngüden geçiyoruz. Bu nedenle özellikle büyük ölçekli veya stratejik projelerde bağımsız bir teknik danışmanlık sürecinin devreye alınması kritik önem taşıyor. Çünkü bir kurumun kendi içinden, teknik derinlik gerektiren eksikleri objektif biçimde tespit etmesi her zaman kolay değildir.
Bu dönemde en değerli yatırım, doğru analizdir.
Doğru analiz ise çoğu zaman, doğru danışmanlıkla başlar.